Share
Şeyh Abdulğani el-Arınci (Abdulğani Solmaz -kuddise sirruh-)
Question
20.09.1987 senesinde Siirt’in Baykan ilçesinde bulunan Arınç köyünde (Çam Taşı) dünyaya geldi. Annesinin hamileliğinden önce dedesi Şeyh Ali Arınci (kuddise sirruh) babası Şeyh Fadli Arınci’nin (kuddise sirruh) rüyasına girerek: “Bir oğlun olacak. Adını Abdülğani (kuddise sirruh) koy.” Demişti. İlkokul eğitimini Siirt’te tamamladı. Ortaokulu ise açık öğretimde okuyarak tamamladı. Bu süre zarfında Nakşibendi şeyhi olan Şeyh Seyyid Muhammed Nurani’ye (kuddise sirruh) intisabı vardı. Şeyhinin halifesi olan babası Şeyh Fadli Arınci (kuddise sirruh) ile ziyaretlerde bulunmuş ve tasavvuf terbiyesi altına girmiştir. Küçüklük döneminde bile Şeyhi Seyyid Muhammed Nurani’nin (kuddise sirruh) iltifatlarına mazhar olmuştur. Daha henüz çocukluk döneminde ilme ve âlimlere hürmet gösterirdi. Akranları doktor, avukat olmak isterken Şeyh Abdülğani (kuddise sirruh) ileride âlim olmayı hayal ediyordu. İlkokulda öğretmeni öğrencilerine “ileride ne olmak istiyorsunuz?” Diye sorduğunda da Şeyh Abdulğani (kuddise sirruh)’un cevabı aynıydı: âlim olmak istiyordu. Âlimlerin olduğu ortamda büyümüştü ve medreseye karşı muhabbeti pek çoktu. Hayalini hayata geçirecek ilk adımı 1998 senesinde ömrünü ilme adayan Seyda Molla Burhaneddin El Mücahidi’nin (kuddise sirruh) yanında Tillo Medresesi’ne başlamakla attı. Abdülhakim Elhüseyni’nin (kuddise sirruh) halifesi olan dedesi Şeyh Ali Arınci’nin (kuddise sirruh) tekkesinin hizmeti, babası ve amcaları arasında birer yıl nöbetleşerek sürdürülmekteydi. 2000-2001 yılları arasında hizmet sırası babası Şeyh Fadli Arınci’ye (kuddise sirruh) geldiği zaman oğlunu da kendisine yardım etmesi için Millo’ya götürdü. Ve bu yıl içinde Seyda Şeyh Muhammed Nurani (kuddise sirruh) hazretleri babasına halifelik vermiş, bu yüzden Allah-u Teâlâ’nın rızası için ziyarete gelenlerin sayısı daha da artmıştı. Yaptığı yoğun hizmetler ile ilmine bereket katmış, ardından medreseye dönüp kaldığı yerden ilimde ilerlemesine devam etmiştir. Medreseye döndükten sonra babası, seydası, Seyda Molla Abdussamed’e, onun ders durumunun nasıl olduğunu sorunca: “İyidir. Ama Millo’ya gitmeseydi daha iyi olurdu.” Demiştir. Bunun üzerine babası, Molla Abdussamed’e: “Oğlum hizmet etmeseydi belki okuyamazdı.” diyerek bu yılların önemine işaret etmiştir. Toplam on sene seydasının dizinin dibinde ilim tahsil ettikten sonra 2008 senesinde ilmi icazetini aldı. Kahramanmaraş’ta henüz medrese düzenini sağlayacak yeterli koşulları sağlayamadığı halde sadece tek bir odada talebeleri okutmaya başlamıştır. Ardından Allah-u Teâlâ’nın ihsanıyla medresenin yolu açılmış. Alt katı hafızlık, üst katı Arapça medrese olan büyük bir bina inşa edilmiştir. 2001 senesinde Tedricül Edani (saduni) kitabını okuduğu sıralarda şeyhi Seyyid Muhammed Nurani’nin (kuddise sirruh) vefat haberini aldı ve daha sonra şeyhinin halifesi olan, babası Şeyh Fadli Arınci’ye (kuddise sirruh) intisap etti. Zahiri ilimlerle iştigal ettiği medrese senelerinde Kavlu Ahmed kitabını okurken düştüğü boşluğu ancak manevi bir şey doldurabilirdi. Buna deva olacak şeyin tarikat zikri olacağını düşünerek; babası Şeyh Fadli Arınci (kuddise sirruh) hazretlerini aradı ve tarikat dersi almayı talep etti. Ancak Şeyh Fadli Arınci Hazretleri (kuddise sirruh) kendisini ilme adamasını, zahiri ilim bitmeden manevi ilme geçilmeyeceğini söyledi. İlmi tamamladığı 2008 senesinin başlarında Şeyh Fadli Arınci Hazretleri (kuddise sirruh) tarikat derslerine başlamasını istedi ve böylelikle tarikatta seyr- i sülukü başladı. Zahiri ve batıni ilimlerle beraber iştigal ettiği bu dönemde çok zorluklar çekmiş, nice imtihanlar atlatmış ve hiç beklemediği bir anda 2017 senesinin kasım ayında babası Şeyh Fadli Arınci Hazretleri’nden (kuddise sirruh) tarikat icazeti alarak babasının halifesi olmuştur. Kahramanmaraş’taki tedrisat sürecinde 2 adet icazet düzenlemiştir. Daha sonra Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde de bir medrese açmış ve hala tasavvufi ve ilmi hizmetlerini orada sürdürmektedir.
Answers ( 0 )