Share
Mâtürîdîyye Mezhebinin Kurucusu Kimdir ve Nasıl Kurulmuştur?
Question
İslâm akaidinde imam Ebu Mansur Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el- Mâtürîdî’ye nisbet edilen mezhep. İmam Ebu Mansur el-Mâtürîdî’nin (rahimehullah) akaiddeki mezhebine mensup olanların meydana getirdiği topluluğa Mâtürîdîyye denir. Alemü’l-Hudâ, İmamü’l-Huda ve el-Mütekellim lakaplarıyla da anılan Mâtürîdî (rahimehullah) takriben 238/852’de Mâverâünnehir’de bulunan Semerkand’ın Mâtürîd köyünde doğmuştur.5 333/944’te Semerkand’da vefat etmiştir. O, İslam’a çok değerli ve verimli hizmetler vermiş öncü İslâm âlimlerinin başında gelir. Mâverâünnehir’de Ehli Sünnet’e nisbet edilen kelâm ekolünün kurucusu ve mümessilidir. Ehli Sünnet kelâmının Irak’taki mümessili ise Ebü’l-Hasan el-Eş’arî’dir (rahimehullah). (V. 324/936). Mâtürîdî’nin (rahimehullah) yaşadığı çağda, ilim ve edebiyata hizmet etmiş olan Samanoğulları devleti (844-999) hüküm sürmekteydi. Bize kadar gelen Te’vilâtu’l-Kur’ân ve Kitâbü’t-Tevhîd gibi eserlerinden anlıyoruz ki, Mâtürîdî (rahimehullah), Kelâm, Tefsir, Mezhebler Tarihi, Fıkıh ve Fıkıh usulünde derin bilgi sahibiydi. İmam Mâtürîdî’nin (rahimehullah) yetişmesinde katkıda bulunan hocalarının pek çok olduğu zikredilse de kaynakların ittifakla kaydettikleri şunlardır: Ebu Nasır Ahmed b. El-Abbas el-İyazî (rahimehullah), Ebu Bekr Ahmed b. İshak el-Cüzcanî el-Bağdadî (rahimehullah), Muhammed b. Mukatil er-Râzî (rahimehullah), Ebu Bekr Muhammed b. Ahmed b. Reca el-Cüzcanî (rahimehullah), Nusayr b. Yahya el-Belhî’dir (rahimehullah). Bu hocaların çoğunun ilimleri İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye (rahimehullah) ve en seçkin talebeleri İmam Yusuf ve İmam Muhammed’e (rahimehullah) kadar uzanmaktadır. Bu nedenle Mâtürîdî mezhebine Hanefî mezhebi diyenler de vardır.6 İmam Mâtürîdî (rahimehullah) o dönemde Hâkim es-Semerkandî (rahimehullah) (340/951), Ebul-Hasen er-Rustuğfeni (rahimehullah) (v. 345/956), Ebu’l-Leys el-Buhârî (rahimehullah), Ebu Muhammed Abdülkerîm b. Musa el-Pezdevî (rahimehullah) (v. 390/999) olmak üzere büyük âlimlerde yetiştirmiştir. Hocaları İmam Mâtürîdî’ye (rahimehullah) büyük sevgi ve saygı ile bağlı olan bu âlimler, Mâverâünnehir’de Mâtürîdîyye mezhebini delilleri ile kuvvetlendirerek açıklamışlar ve yaymaya çalışmışlardır. İmam Mâtürîdî (rahimehullah), çok yönlü bir âlim olarak İslâmî ilimlerin hemen her sahasında birçok eser kaleme almıştır. Ama ne yazık ki onun eserlerinden sadece iki tanesi şu an elimizde mevcuttur. Bu iki eserden bir tanesi Kitabü’t-Tevhid, diğeri ise ilk dirâyet tefsirleri arasında sayılabilecek olan Te’vilâtü’l-Kur’ân’dır. Kesin olarak kendisine ait bilinen diğer on iki eseri ise çeşitli sebeplerle günümüze kadar gelememiş ve elimize ulaşamamıştır. Bunlardan başka kendisine nisbet edilen, ancak ona aidiyeti şüpheli olan sekiz eser arasında Pendnâme-i Mâtürîdî (rahimehullah) isminde zühd ve ahlâka dâir Farsça bir eser bulunmaktadır. Bu değerlendirmeler neticesinde İmam Mâtürîdî’nin (rahimehullah) kelâm, mezhepler tarihi, tefsir ve fıkıh hakkında birçok eser yazdığını anlıyoruz. İmam Eş’arî (rahimehullah) Irak’ta bulunduğundan oradaki Mu’tezile ekolüne bağlı imamlarla çok cedel ve münakaşalarda bulunmuştur. Mâtürîdî’nin (rahimehullah) yetiştiği Mâverâünnehir’de ise Irak’tan uzak olduğundan önceleri çok fazla bu münakaşalara maruz kalmasa da sonradan bu akımların oraya da sıçramasından İmam Mâtürîdî (rahimehullah) bunlarla (Seneviyye, Karmatî, Mu’tezile vs.) çokça mücadele edip cedel ve münakaşalarda bulunmuştur. İmam Mâtürîdî’nin (rahimehullah) Metodu Gerek İmam Eş’arî (rahimehullah) olsun gerek İmam Mâtürîdî (rahimehullah), hasımları olan Mu’tezile, Hâriciyye, Mürcie vs. metotlarının Kur’ân, sünnet ve akl-ı selime mutabık olan tarafını almışlardır7. Ancak Ehl-i Sünnet’in kelâm metodunu daha ziyade doğru ve ilmi bir şekilde başlatan, akla ve nakle de lâyık oldukları değeri vererek bu iki asla bağlı kalan ve bu şekilde İslâm akaidini açıklamaya çalışan, daha çok İmam Mâtürîdî (rahimehullah) olmuştur. Çünkü, dinde akla uymayan bir şey yoktur. Allah-u Teâlâ’nın varlığı, hayat, ilim, kudret ve irade gibi sıfatları ve Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) peygamberliği akılla ispat edilir. Yine naklin bildirdiği ahiret ve ahvali gibi gayb haberlerinin imkânı akıl ile gösterilir ve Resulün haber verdiği şekilde bunlara iman edilir. Kelâm metodunda iman edilecek esas ve konuların hepsi haber-i sadık (sahih bir şekilde bize kadar gelen haber-i Resul ile) tespit edilir. Bunları ispat etmeye yarayacak delillere gelince... Bunlardan, duyulur âleme ait olanlar için duyular, bunun ötesinde kalanlar için akıl kullanılır. Bu şekilde bilgilerimizin üç temel kaynağı ve bunların değerleri hakkında gerekli açıklamayı yapan, İmam Mâtürîdî (rahimehullah) olmuştur. O, bilgilerimizin sebepleri ve değeri hakkında söz edilen ilk İslâm âlimi ve mütekellimi olduğu için bu konularda kendisinden sonra gelen kelâmcılara çığır açmıştır. Ondan sonra gelen kelâmcılar da yazdıkları eserlerin mukaddimelerinde bilgilerimizin kaynağı ve değeri hakkındaki görüşlerini yazmışlardır.
Answers ( 0 )