Kabir Azâbı Var mıdır?

Question

Kabir azâbı234 haktır. Buna iman etmemiz vâciptir. Âyetlerde ve hadislerde kabir azâbına kesin bir şekilde işaret edilmiştir. Delil olarak getirilen âyetler: وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ فٖي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوااَيْدٖيهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْؕ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ آيَاتِهِ تَسْتَكْبِرُونَ “Zâlimler, ölümün boğucu dalgaları içinde, melekler de ellerini uzatmış, onlara “Haydi, canlarınızı kurtarın! Allah’a (c.c) karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve O’nun âyetlerine karşı kibirlilik taslamanızdan ötürü bugün zillet azâbıyla cezalandırılacaksınız.”235Bugün zillet azâbıyla azaplandırılacaksınız demesinden kıyamet gününden önce başka bir azap olduğu anlaşılmıştır. Bu âyette kabir azâbına işaret vardır. فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُالْعَذَابِۚ ﴿٤٥﴾ اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُواًّ وَعَشِياًّۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ “(Nihâyet Allah, onların kurdukları kötü tuzaklardan bu kişiyi korudu; Firavun ailesini ise şiddetli bir azap kuşatıp yok etti.)”236 “(Onlara sabah akşam ateşe sunulur. Kıyamet koptuğunda ise “Firavun ailesini en şiddetli azâbın içine atın!” denilecek.)”237(Onlara sabah akşam sokulacakları ateş gösterilir. Kıyamet koptuğunda ise “Firavun ailesini en şiddetli azâbın içine atın!” denilecek) âyetinde kıyamet günü azâbın ayrı olarak söylenmesinden anlaşıldı ki sabah, akşam kendilerine sunuldukları ateş, kıyamet günü karşılaşacakları ateş değildir. Şüphesiz o (ateş) ölüm ile dirilme arasında olur ki bu da kabirdir. Cumhûrü’l-ulemâ buradaki ateşin gelmesini Berzah aleminde olacağını ispat etmişlerdir ve bu da kabir azâbına bir ispattır. وَلَنُذٖيقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ Mealen: “(Belki dönüş yaparlar diye, onlara o büyük azaptan önce daha yakın azaptan muhakkak tattıracağız.)”238Bu âyet-i kerîme ise görüldüğü gibi büyük azaptan önceki azap kabir azâbından başka bir azap olamaz. İbn-i Abbas (radıyallahu anh) bu azâbın kabir azâbı olduğunu söylemiştir. اِنَّ الَّذٖينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَـتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِالَّتٖي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ “Rabbimiz Allah-u Teâlâ’dır” deyip de dosdoğru çizgide yaşayanlar, işte onların üzerine melekler şu müjdeyle inerler: “Korkmayın, kederlenmeyin, size vaad olunan cennetle sevinin.”239Mücahid (radıyallahu anh), bu âyetin de kabir azâbına bir delil olduğunu söylemiştir. Çünkü melekler kıyamette korkmayın müjdesi vermezler. Çünkü kıyamette artık herkes kendi amelî ile hükümlendirilir. Dünyada zaten melekler bu müjdeyi vermeyeceğine göre bu kabir azâbıdır. Hadiste geçen deliller: - [عن أم خالد أمة بنت خالد بن سعيد بن العاص:] استجيروا باللهِ من عذابِ القبرِ؛ فإنَّ عذابَ القبرِ حقٌّ “Allah-u Teâlâ’nın dediğine sahip çıkın kabir azâbı haktır.”240 ٤- [عن عائشة أم المؤمنين:] سألتُ رسولَ اللَّهِ ﷺ عن عَذابِ القبرِ؟ فقالَ: نعَم ! عذابُ القبرِ حقٌّ قالَت عائشةُ فما رأيتُ رسولَ اللَّهِ ﷺ يصلِّي صلاةً بعدُ إلّا تعوَّذَ مِن عذابِ القبرِ Hazreti Âişe (radıyallahu anha) der ki: ben Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e kabir azâbını sordum. O da kabir azâbı haktır, dedi. Daha sonra Hazreti Âişe (radıyallahu anha) şöyle dedi; ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i her namaz kılarken gördüğümde namazın sonunda kabir azâbından sakınmak için dua ederdi.241 استَعيذوا باللهِ من عذابِ القبر “Kabir azâbından kurtulmak için Allah-u Teâlâ’ya sığının.”242 [عن عبدالله بن عباس:] أكثرُ عذابِ القبرِ مِنَ البولِ “Kabir azâbının ekseriyeti küçük abdestten kaynaklanır.”243 [عن أبي هريرة:]عوذوا باللَّهِ مِن عَذابِ اللهِ، عُوذُوا باللَّهِ مِن عَذابِ القَبْرِ، عُوذُوا باللَّهِ مِن فِتْنَةِ المَسِيحِ الدَّجّالِ، عُوذُوا باللَّهِ مِن فِتْنَةِ المَحْيا والْمَماتِ. Peygamber Efendimiz dedi ki: “Allah-u Teâlâ’nın azâbından sığının, kabir azâbından sığının, deccalin fitnesinden sığının, hayat ve ölümün fitnesinden sığının.”244 كانَ رَسولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ يَدْعُو ويقولُ: اللَّهُمَّ إنِّي أعُوذُ بكَ مِن عَذَابِ القَبْرِ، ومِنْ عَذَابِ النَّارِ، ومِنْ فِتْنَةِ المَحْيَا والمَمَاتِ، ومِنْ فِتْنَةِ المَسِيحِ الدَّجَّالِ “Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) (Son teşehhüdü) okuduğu zaman şöyle dua ederdi: “Ey Allah’ım (c.c) cehennem azâbından, kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden ve deccalın fitnesinden sana sığınırım.”245 [عن[جد عمرو بن شعيب]:] اللَّهمَّ إني أعوذُ بك من الكسَلِ والهرَمِ والمغرَمِ والمأثَمِ وأعوذُ بك من فتنةِ المسيحِ الدَّجالِ وأعوذُ بك من عذابِ القبرِ وأعوذُ بك مِن عذابِ النّارِ Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şu şekilde dua ederdi: Allah’ım (c.c) tembellikten, ihtiyarlıktan, borçtan, kötülükten ve deccalın şerrinden sana sığınırım. Kabir azâbından ve cehennem azâbından sana sığınırım.246 وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: اتقوا البول فإنه اول ما يحاسب به العبد في قبره “Küçük abdestten sakının çünkü o kulun, kabir azâbında hesap göreceği ilk şeydir.” (Taberani) ان للقبر ضغطة لو كان أحد ناجيا منها لنجي منها سعد بن معاذ “Kabir için sıkma vardır eğer birisi ondan kurtulsaydı Sad bin Muaz (radiyallahu anh) olurdu.”247 اذا ولي أحدكم أخاه فليحسن كفنه أخاه فإنهم يتزاورون في قبورهم “Biriniz kardeşinin velisi olduğunda yani ölünün sahibi olduğunda kefenini güzel bir şekilde hazırlasın çünkü onlar kabirlerinde birbirlerini ziyaret ederler.”248 القبر اما روضة من رياض الجنة أو حفرة من حفر النار “Kabir ya cennetten bir bahçe olur ya da cehennem çukurlarından bir çukur olur.”249

Din 501 days ago 0 Answer

admin

aşldmsakldksadsad

Answers ( 0 )

Leave a reply

Yorum yapmak için giriş yapınız.