Share
Hadis-i Kudsî ve Âyet Arasındaki Farklar Nelerdir?
Question
Kudsî hadislerle Kur’ân-ı Kerîm arasındaki fark konusunda İslâm âlimleri iki görüş beyan etmişlerdir: A. Kudsî hadislerin manâsı ve hitabı Allah-u Teâlâ’dandır. 1. Bu hadisler Allah-u Teâlâ’ya nisbet edilmiş ve “kudsî”, “ilâhî” ve “Rabbâni” diye tavsif edilmiştir. 2. “Ey kullarım” gibi, Allah-u Teâlâ’yı ifade eden birinci şahıs zamirleri kullanılmıştır. 3. Kudsî hadislerin ilk kaynağı Allah-u Teâlâ’dır, hitap O’nun’dur. Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) râvî durumundadır. Yani mâna Allah Teâlâ’ya ait olmakla beraber lafız Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e aittir. Nitekim bu tür hadislerin başında genellikle şu ibareler görülür: “Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Rabbinden rivâyet ettiği hadiste şöyle buyurdu...” veya “Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den rivâyet ettiği hadiste Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu...” Bununla beraber Kur’ân-ı Kerîm’in özelliklerine sahip değillerdir. Zira; manâ ve lafız yönünden Kur’ân-ı Kerîm’deki i’caz (mucize) kudsî hadislerde yoktur. Kur’ân tevâtür yoluyla, kudsî hadisler âhâd yolla nakledilmişlerdir. Kur’ân âyetlerinin lafzı değiştirilip manâ ile rivâyeti câiz değildir. Kur’ân âyetleri namazda okunur, cünüp iken okunmaz ve abdestsiz dokunulmaz. Kudsî hadisler böyle değildir. B. Âlimlerin çoğuna göre kudsî hadislerin manâsı Allah-u Teâlâ’ya, lafzı Hazreti Peygambere (sallallahu aleyhi ve sellem)’e aittir. Allah-u Teâlâ’nın, vahiy, ilham ve rüyâ yoluyla kendisine bildirdiği ilâhî mesajları mânalarına uygun ifadelerle nakletmiştir. Kudsî hadisler, Allah’ın (celle celâluhû) kudret ve azametinden, rahmetinin genişliğinden, ihsanının bolluğundan söz ederler; helâl, haram şeklinde ahkâma taalluk etmezler. Bu hadisler yüz adedi bulur. Bazı âlimler kudsî hadisleri ayrı eserlerde toplamışlardır.
Answers ( 0 )