Share
Ehl-i Sünnet Kimlerdir?
Question
Zarurat-ı diniyye esaslarında aynı görüşleri paylaştıkları halde usul ve metod bakımından farklılıklar gösterir ve iki kısma ayrılmaktadır. Önce gelenlere Selef mezhebi, sonra gelenlere ise Halef mezhebi denilir. Sonra gelenler bazı meseleleri farklı değerlendirdiklerinden dolayı kendi arasında ikiye ayrılmışlar, imamlarına nisbeten birisine “Eş’arî”, diğerine ise “Mâturîdî” ismi verilmiştir. Hepsi de haktır. İnanılması vâcip olmayan bazı konularda ayrı görüşler bildirmişlerdir. Günümüzde selefilik ismi ile yürütülen ehl-i bid’at akımın gerçek adı, kurucuları Muhammed b. Abdulvehhâb’a nisbeten “Vehhâbîlik”tir. Gerçekte selef mezhebi olarak isimlendirdiklerimiz asr-ı saâdet ve ondan sonra gelen, sahâbe ve tabiînlerdir. Selef-i sâlihîn, müteşâbih yani olduğu gibi anlaşılması mümkün olmayan âyetleri tefsir ederkenki tavrı onları âyeti icmalen te’vil etmek ve “ne olmadığını” tarif etmektir. Ancak ne olduğuna ise değinmeyip yanlışa düşmekten sakınmışlardır. Sonra gelen halef âlimleri yani Mâturîdî ve Eş’arî mezhepleri ise müteşabih âyetleri sırf lugat mânasıyla düşünülmeye kalkıldığında itikâda zarar verecek neticelere ulaştığından ötürü avamın yanlışa sapmasından korkmuş ve te’vil işini tamamıyla üstlenmişlerdir. Onlar âyetin ne olmadığı ile yetinmemiş, doğrudan inanılması sahih olan bir mânaya te’vil etmişlerdir. Günümüzde selefi olduklarını iddia eden vehhâbîler gerçek selefin yolunu terk etmişlerdir. İşin hakikatine bakınca aslında bunlar sapık İbn Teymiyye’nin tecsim (hâşâ Allah Teâlâ’yı cisim olarak gören) fikirlerini benimsemişlerdir.
Answers ( 0 )