Bid’at Nedir?

Question

Arapça da “بدع” kökünden türeyen bidat, lugatta “ilk olan, başlamak, inşa etmek, ortaya koymak” mânalarına gelir. Bid’at çıkarmaya ibtidâ’, çıkaran veya işleyen kimseye de mübtedi’ denir. Fıkıhta kullandığımız bid’at ise genel bir tanım olarak: “Din tamamlandıktan sonra dinde çıkan olaylardır”. Bi’dat: İster iyi ister kötü olsun, ibadet ya da adetlerden olsun Kur’ân’da ve sünnette bulunmayıp yeni çıkan her şeydir. Bu görüşü İmam Şafiî ve ona tâbi olanlardan İzz bin Abdüsselam, İmam Nevevî, Ebû Şame, Mâlikilerden Ruzkanî ve el-Karrâfi, Hanefilerden İbn-i Âbidin, Hanbeli mezhebinden ise İbn-i el-Cevzi (Ebu Ferrec) (rahimehumullah) söylemiştir. İzz bin Abdüsselam (rahimehullah) bid’atı tanımlarken şöyle söylüyor: “Bid’at, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında yapılmayan şeydir. Bid’at vâcib, haram, mendup, mekruh ve mubah olan kısımlara ayrılır.” Bid’atin kısımlarına örnek: Vâcip olan Bid’at: Kendisiyle Allah (celle celâluhû) ve Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kelâmının anlaşıldığı Nahiv ilmiyle ilgilenmek gibidir. Çünkü şeriatı muhafaza etmek ancak bununla olur. Bir başka örnek de Kur’ân-ı ve şer’î kitapları çoğaltmadır. Çünkü (وما يتم الواجب إلا به فهو واجب) “Vâcibin kendisiyle meydana geldiği şeyde vâciptir.” Haram olan Bid’at: Kaderiyye, Cebriyye, Mürcie, Haricilik gibi Ehl-i Sünnet’e ters mezhepler gibi yeniliklerdir. Mendup olan Bid’at: Cemaatle Teravih namazı, yeni medreseler açmak gibi işlerdir. Mekruh olan Bid’at: Camilerin süslenmesi gibi şeylerdir. Mubah olan Bid’at: Namazlardan sonra musafaha yapma gibi şeylerdir. Bid’atin iyiye ve kötüye ayrılmasının delili olarak şu hadis yeterlidir: عَنِ الْمُنْذِرِ بْنِ جَرِيرٍ عَنْ أَبِيهِ قَالَ:...فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) “مَنْ سَنَّ فِى الْإِسْلاَمِ سُنَّةً حَسَنَةً فَلَهُ أَجْرُهَا وَأَجْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا بَعْدَهُ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْءٌ وَمَنْ سَنَّ فِى الْإِسْلاَمِ سُنَّةً سَيِّئَةً كَانَ عَلَيْهِ وِزْرُهَا وَوِزْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا مِنْ بَعْدِهِ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أَوْزَارِهِمْ شَيْءٌ.” Münzir b. Cerîr”in, babası (Cerîr b. Abdullah) (radıyallahu anh) yoluyla naklettiğine göre, Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim İslam’da güzel bir davranışa öncülük ederse hem (kendi yaptığının) sevabını, hem de kendisinden sonra o işi yapanların sevaplarını alır. Üstelik onların sevaplarından da bir şey eksilmez. Kim de İslam’da kötü bir davranışa ön ayak olursa hem kendi günahını hem de kendisinden sonra onu yapanların günahını alır. Yine onların günahından da bir şey eksilmez.”395

Din 501 days ago 0 Answer

admin

aşldmsakldksadsad

Answers ( 0 )

Leave a reply

Yorum yapmak için giriş yapınız.