Allah-u Teâlâ Verdiği Sözden ve İkaz Ettiği Tehditlerden Geri Döner mi?

Question

Mâturîdî ve Eş’arîler Allah-u Teâlâ’nın verdiği sözden dönmeyeceği konusunda ittifak etmiştir. Her iki mezhebe göre Allah-u Teâlâ verdiği sözden dönmez. Âyet-i kerîmelerde kesin bir şekilde bu bildirilmiştir. Çünkü Allah-u Teâlâ’nın mükafatlandıracağı güzel şeyler hakkında verdiği sözlerden dönmesi noksanlıktır, Allah-u Teâlâ noksanlıktan münezzehtir. رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ “Rabbimiz! Sen, geleceğinden kuşku olmayan günde, insanları toplayacaksın. Kuşkusuz, Allah-u Teâlâ sözünden dönmez.”101 وَعْدَ اللّٰهِؕ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُون َ“Bu Allah-u Teâlâ’nın vaadidir. Allah-u Teâlâ vaadinden caymaz; ama insanların çoğu bunu bilmezler.”102Ancak Allah-u Teâlâ’nın ikaz ettiği tehditlerden dönmesi hususunda ihtilaf vardır. Eş’arîler, Allah-u Teâlâ’nın tehditlerinden vazgeçebileceğini söylemişlerdir. Çünkü edilen tehditten dönmek noksanlık değil kerem ve cömertliktir. Bu hususta Eş’arîlerin sözlerine birkaç hususta itiraz gelmiştir: Allah-u Teâlâ’nın haber ettiği tehditlerden dönmesi sözünde yalan olduğunu ifade eder. Allah-u Teâlâ yalandan münezzehtir. Âyet-i kerîmede: مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ “Bende söz değişmez”103 buyrulmuştur. Allah-u Teâlâ’nın tehditlerinden dönmesi sözünün değişmesi anlamına gelir. Ve bu âyetle ters kalır. Katî delillerle kâfir kimselerin ebedi olarak cehennemde kalacağı çok kez gelmiştir. Âyette geçtiği halde Allah-u Teâlâ’nın kâfirleri cehennem ile tehditten vazgeçebileceği anlamına gelir. Bu itirazlara Eş’arî uleması şöyle cevap verirler: Birinci İtiraza Cevap: Kerîm (cömert) bir kimse eğer tehditle haber ediyorsa onun cömertliğine ve keremine yaraşan bu tehdidi iradesine göre yapmasıdır. Cömert bir kimse “seni eve almam” diye bir kişiyi ikaz ediyorsa niyeti “istersem almamdır. Nitekim hadisi şerifte: من وعده الله على عمل ثوابا فهو منجز له و من اوعده على عمل عقابا فهو بالخيار ان شاء عذبه و ان شاء غفر له “Allah-u Teâlâ kişiye bir amel karşılığında sevap söz verirse bunu yerine getirir. Bir kimseye de amel karşılığı azâb etmekle tehdit ettiyse bu hususta serbesttir. İsterse azâb eder, isterse de bağışlar.”104Ancak kâfir olanlar ve Allah-u Teâlâ’nın bağışlamayı istemediği diğer kişiler âyet ve hadislere göre şer’an azaptan kurtulmayacaktır. İkinci itiraza Cevap: مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ “Bende söz değişmez.”105 âyeti Allah-u Teâlâ’nın kâfir kimseleri ve bağışlamadığı kişiler hakkındadır. Bu kişiler hakkında hüküm değişmeyecektir. Üçüncü İtiraza Cevap: Allah-u Teâlâ’nın ikaz ettiği tehditlerden vazgeçmesi kendisinde affın olabileceği meselelerdedir. Kâfirlerin ebedi olarak cehennemde kalmaması diye bir itiraz yerinde olmaz. Çünkü küfrün affı câiz değildir. Allah-u Teâlâ Zümer suresinde olan: “şüphesiz Allah günahları topluca bağışlar” 53. âyetindeki affı başka bir Âyeti kerîmede sınırlandırılmıştır: اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِهٖ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَٓاء “Allah-u Teâlâ kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse hakkında bağışlar.”106 Buyurmuştur. Herkesi affetse onları affetmeyeceğini yine Allah-u Teâlâ söylemiştir. Mâturîdîler ise Allah-u Teâlâ’nın verdiği sözden dönmeyeceğini söylediği gibi tehditlerinden de dönmeyeceğini söylemişlerdir ancak tevbe ve af dileyen mü’minler istisna çünkü Kur’ân’da asiler için tehdit içeren âyetlerin geneli bu kısmı (tövbe eden mü’minler) istisna eder. Bu doğrultuda Mâturîdî ulemasına göre “Allah’ım (celle celâluhû) bütün mü’minleri bağışla” diye dua etmek doğru değildir. Çünkü tüm mü’minler affolunacaksa ikaz edilen şeyler yerine gelmez. Ancak merhametten ve şiddetli şefkatten107 dolayı edilebilir. Eş’arîler’e göre ise böyle bir dua doğrudur. Çünkü Allah-u Teâlâ tehditlerinden vazgeçebilir.

Din 501 days ago 0 Answer

admin

aşldmsakldksadsad

Answers ( 0 )

Leave a reply

Yorum yapmak için giriş yapınız.